Boyun Fıtığı

Bu yazıda boyun fıtığı ile ilgili olarak omurganın boyun kısmının anatomisini, fıtıklaşmanın nerede ve nasıl oluştuğu, ağrının nasıl ve nerede olacağı ve fıtıkların nasıl iyileşeceğini basit ve anlaşılır şekilde anlatmaya çalışacağım.

Anatomi

Omurga ense kökünden başlayıp kuyruk sokumuna kadar uzanan ve 33 omurdan oluşan bir yapıdır. Bu 33 tane omurun 7 tanesi omurganın boyun kısmını oluşturur. Tıbbi isim olarak boyun bölgesine cervikal bölge denir. Boyun omurları, cervikal kelimesinin baş harfi olan C harfi ve yukardan aşağı doğru sayılarak C1, C2, C3, C4, C5, C6 ve C7 olarak adlandırılır.

Üst üste duran boyun omurlarının arasında disk denilen yapılar vardır. Disklerin adı da arasında kaldıkları omurların adı ile adlandırılır.  Örneğin C4 omuru ile C5 omurunun arasındaki diskin adı C4-5 intervertebral disk olarak adlandırılır. Yani size C4-5 diskinde … var deniliyorsa; bu şu demek oluyor: C4 omuru ile C5 omuru arasındaki diskte … var.

Boyun fıtığı yapı disk yapısında oluştuğu için diskin yapısından kısaca bahsedelim. Disk, şekil olarak içindeki boşluk jöle kıvamında bir madde ile dolu izole banta benzer. Bu izole bant kısmı normalde esnek ve çok güçlü bir yapıya sahiptir (Normal şartlarda sağlıklı bir disk 1.5 ton yük taşıma kapasitesine sahiptir.).

Boyun fıtığı nerede oluşuyor?

Boyun fıtığı omurlar arasındaki disk denilen yapıda oluşuyor. Diskin de dış kısmı yani izole bant kısmında meydana geliyor. Diskin bu kısmındaki yıpranma, yaralanma, bombeleşme veya yırtılmanın şiddetine göre boyun fıtığı dereceleri ve isimleri belirleniyor (Yapılan testler ile boyun fıtığı seviyesi ve yeri bulunabilir; ama fıtığa dışarıdan el ile dokunulamaz. Boyun fıtığı dışarıdan el ile dokunma ile hissedilemez.).

Boyun fıtığı nasıl oluşuyor?

Disk yapısının izole banta benzettiğimiz dış kısmının zarar görmesi veya yırtılması sonucu, hem yırtılan kısımda oluşan ödem ve inflamatuar maddeler hem de diskin iç kısmındaki jöle kıvamında maddenin dışa doğru bombeleşmesi ile boyun fıtığı oluşur.

Buradaki asıl soru; disk neden yırtılıyor veya zarar görüyor. Yukarıda bahsettiğimizsağlıklı bir disk normal şartlarda 1.5 ton yük taşıma kapasitesine sahiptir. Peki bu kadar sağlam bir yapı nasıl oluyor da zarar görüyor. Bunu anlarsak sadece fıtığı değil, insan vücudu ilgili çoğu vakayı anlarız.

Cevabı çok basit: Zayıflıyor…  Yapı olarak zayıflıyor ve yük taşıma kapasitesi azalıyor.

Diskin zayıflamasının nedeni ise; beslenmesinin bozulmasıdır. Hangi doku olursa olsun beslenmesi bozulursa ya da azalırsa zayıflamaya başlar. Beslenmenin azalmasının mekanik nedenleri; hareketsiz yaşam, eklem fonksiyon bozukluğu gibi dolaşımı azaltan nedenler olabilir. Fizyolojik nedenleri de yanlış beslenme sonucu disk dokusunun hammaddesini oluşturan vitamin, mineral, protein, yağ vb maddelerin vücutta yeterli miktarda olmamasından kaynaklanabilir. Beslenmesi bozulup zayıflayan her dokuda yaralanmaya müsait duruma gelir. Fıtık da diskteki yaralanma sonucu oluşur.

Sonuç olarak, disk dokusu zayıfladığı zaman yaralanmaya müsait hale gelir. Bu tüm vücut için geçerlidir; eğer vücudunuzda bir dokunun yapı taşları eksiliyorsa ve o doku yanlış kullanılıyorsa hastalanmaya davetiye çıkarılıyor.

Ağrı nasıl ve nerede oluşur?

Boyun fıtığı hastalığında omurgadaki seviyesine ve derecesine göre ağrının yeri ve şiddeti değişkenlik gösterir.

Ağrının sebebi:

Boyun fıtığı hastalığında ağrının asıl nedeni sinire bası olmasıdır. Vücudumuzda sinir dokusu basılara karşı en hassas dokulardan biridir. Sinire bası çok şiddetli ya da uzun süreli olursa kalıcı hasar oluşabilir. Bu yüzden vücudumuzun bir nevi koruma mekanizması olan ağrı sinir basılarında çok şiddetli olur. Ayrıca zarar gören dokunun kendisinde de ağrı oluşabilir; yani disk dokusundaki yırtılma da ağrı yapabilir (vücut zararı en aza indirmek ve daha çok zarar vermemek adına hasarlı bölge etrafındaki kasları kasarak hareketi kısıtlar, yani tutulma dediğimiz olay gerçekleşir.)

Ağrının yeri:

Boyun fıtığı hastalığında ağrının yeri yaralanmanın olduğu yer yani boyun başta olmak üzere, fıtığın omurgadaki seviyesine, yerine göre boyundan parmak uçlarına kadar her yerde olabilir.

Boyun fıtığı nasıl iyileşir?

Disk dokusunun vücuttaki diğer çoğu doku gibi iyileşebilen bir yapı olduğunu söylemiştim.

Boyun fıtığı hastalığında iyileşmenin olabilmesi için diskin yırtılan kısmının yapı taşlarının vücutta olması, bu yapı taşlarının yaralı bölgeye ulaştırılması ve bütün bunlar olurken tekrar yaralanma olmaması gerekir.

Yapı taşları nelerdir?

Beslenme ve solunum yolu ile aldığımız protein, yağ, vitamin, mineral ve oksijen vb. maddelerdir.

Yaralı bölgeye ulaştırma nasıl oluyor? 

Boyun fıtığı iyileşmesinde en önemli noktalardan biri de bu konudur. Disk dokusunun sadece dış kısmında çok az bir damar yapısı vardır. Yani yapı taşları diskin dışına kadar kan dolaşımı ile gelir; ama disk yapısına damar yolu ile girmez. Diskler bu yapı taşlarını sünger gibi içine çeker.

Yapı taşlarının diskin içine girme olayına difüzyon yolu ile beslenme denir. İşin püf noktası da burasıdır.  Bu difüzyon denen yolun doğru bir şekilde gerçekleşmesi için omurganın hareketli olması ve diske yük binmesi gerekmektedir. Püf nokta dememin sebebi de fıtık olan insanlara hep istirahat etmeleri önerilir. Ama diskin beslenebilmesi için hareket etmemiz gerekiyor. Evet, hareket şart ama her hastaya özel olarak dikkatlice seçilmelidir. Ayrıca hareket ederken de tekrar yaralanmaya neden olabilecek durumlardan uzak durmak gerekmektedir.

Fıtıkların normal iyileşme sürecinin gerçekleşmesi için öncelikle diskin beslenebilmesi gereklidir; bunun için de beslenmesine engel olan faktörler tespit edilip ortadan kaldırılmalıdır. Söz ettiğimiz mekanik faktörler için manuel terapi ya da osteopati yöntemleri kullanılabilir. Kanlanmayı etkileyen mekanik faktörler osteopatik ya da manuel terapi yöntemleri ile ortadan kaldırıldıktan sonra da beslenme düzenlenerek veya gıda takviyeleri kullanılarak iyileşme için gerekli malzemeler vücuda verilmeli ve bu maddelerin disk içine girebilmesi için kişiye özel uygun egzersizler önerilmelidir. Sonrası vücudun kendi kendini iyileştirme yeteneğine kalmış…